Barrack, Ankara’daki ABD Büyükelçiliği resepsiyonunda ailesinin geçmişini anlatırken büyükannesi ve büyükbabasının 1900 yılında Amerika’ya geldiğini, pasaportlarının uyruk hanesinde “Türk” yazdığını ve büyükbabasının “Türk” lakabıyla anıldığını söyledi.
Ailesinin Lübnan’ın Zahle kentinden geldiğini belirten Barrack, bu geçmiş nedeniyle Türkiye’de bulunmasını kendisi açısından duygusal bir buluşma olarak niteledi.
Buradaki “Türk” ifadesinin bugünkü anlamıyla etnik Türk kimliğine işaret etmediği anlaşılıyor.
Barrack’ın ailesinin yaşadığı Lübnan, 1900 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun parçasıydı.
Dolayısıyla Barrack’ın büyükbabası Amerika’ya giderken Osmanlı vatandaşıydı.
Tarih araştırmaları, 19.yüzyılın sonu ve 20.yüzyılın başında Amerika’ya giden Suriyeli, Lübnanlı ve diğer Levanten göçmenlerin önemli bölümünün Amerikan toplumunda “Turks” olarak tanımlandığını ortaya koyuyor.
Osmanlı’dan Amerika’ya göçü inceleyen tarihçi Kemal Karpat’ın çalışmaları da bu dönemde Osmanlı coğrafyasından gelen farklı etnik toplulukların Amerikan kayıtlarında “Türk” kategorisiyle karşılaşabildiğini gösteriyor.
Oklahoma History Center’ın tarihsel değerlendirmesinde de ilk Arap Amerikalıların ABD’ye geldiklerinde Osmanlı İmparatorluğu’ndan geldikleri için “Turks” olarak adlandırıldıkları belirtiliyor.
Bu nedenle Barrack’ın anlattığı “Türk lakabı” tek başına ailesinin etnik kökeninin Türk olduğunu kanıtlamıyor; daha çok Osmanlı vatandaşlığının Amerika’daki yansımasını gösteriyor.
Benzer bir durum Amerika kıtasının başka bölgelerinde de ortaya çıktı.
Özellikle Arjantin, Brezilya ve Meksika başta olmak üzere Latin Amerika’da Osmanlı coğrafyasından gelen Lübnanlı, Suriyeli ve Filistinli göçmenler uzun süre “Turcos” yani “Türkler” adıyla anıldı.
Akademik literatürde “Turco immigrants” kavramı, büyük ölçüde Osmanlı pasaportu taşıyarak Latin Amerika’ya giden Arap kökenli göçmenleri ifade ediyor.
Dolayısıyla Barrack’ın aile hikâyesi tekil bir örnek değil.
Aynı dönemde Osmanlı’nın farklı bölgelerinden Amerika kıtasına giden insanlar, yeni ülkelerinde imparatorluğun adı üzerinden “Türk” olarak tanımlanabiliyordu.
