GASTRO HEP ADVANCES DERGİSİNDE YAYIMLANAN ARAŞTIRMADA, GÜNDE EN AZ BİR PORSİYON ŞEKERLİ İÇECEK TÜKETEN KİŞİLERİN, HİÇ TÜKETMEYENLERE KIYASLA MİDE KANSERİNE YAKALANMA OLASILIĞININ YAKLAŞIK 2,45 KAT DAHA FAZLA OLDUĞU TESPİT EDİLDİ.
Massachusetts General Hospital bünyesindeki araştırmanın kıdemli yazarı ve gastroenterolog Andrew T. Chan, "Bu çalışma, ABD nüfusunda şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki bağlantıyı gösteren ilk araştırma olma özelliğini taşıyor.
Mide kanseri dünya çapında kansere bağlı ölümlerde beşinci sırada yer alıyor ancak diyetin bu kansere nasıl katkıda bulunduğu konusunda çok az şey biliyorduk" ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, iki büyük geniş kapsamlı çalışmanın verilerini bir araya getirerek toplam 112 bin 284 katılımcıyı inceledi.
1986 İLE 2022 YILLARI ARASINDA TAKİP EDİLEN BU GRUPTA 278 MİDE KANSERİ VAKASI BELGELENDİ.
Potansiyel risk faktörleri hesaba katıldıktan sonra yapılan analizde, günde en az bir porsiyon (yaklaşık 237 ml) gazlı içecek, meyve suyu veya spor içeceği gibi şekerli içecek tüketenlerin mide kanserine yakalanma riskinin iki katından fazla arttığı görüldü.
ARTIŞ ERKEKLERDE YAKLAŞIK İKİ KAT OLARAK ÖLÇÜLÜRKEN, KADINLARDA ÜÇ KATA YAKLAŞTI.
Yapay tatlandırıcıların sağlık üzerindeki etkileri tartışılmaya devam etse de, araştırmacılar bu çalışmada yapay tatlandırıcılı içecekler ile mide kanseri arasında herhangi bir ilişki tespit etmedi.
Uzmanlar, bu tür gözlemsel çalışmaların veri bazlı korelasyonları gösterdiğini ve doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını belirtiyor.
Yani şekerli içecek tüketiminin doğrudan mide kanserine yol açtığı kesin olarak söylenemese de, veriler güçlü bir bağlantıya işaret ediyor.
Şekerli içeceklerin mide kanserine nasıl yol açabileceği mekanizması henüz kesinleşmemiş olsa da araştırmacılar; kilo alımı, insülin direnci, steroid hormonu dengesizliği, iltihaplanma, DNA hasarı ve bağırsak mikrobiyotası bozuklukları gibi faktörlerin rol oynayabileceğini değerlendiriyor.
